Yargıtay’dan Bankaları Üzecek Karar
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, özel düzeneklerle yapılan ATM dolandırıcılıklarında bankayı ”yeterli güvenlik önlemleri almadığı” gerekçesiyle ”asli kusurlu” bulurken, kötü niyetli kişilerin önerisiyle cihazın yanındaki telefonu kullanarak, kart bilgilerinin dolandırıcıların eline geçmesine neden olan kart sahibini de ”müterafik kusurlu (Ortak kusurlu. Zarara uğrayanın, zararın doğumuna veya zararın artmasına yardım etmesi)” kabul etti.
Kredi kartı sahibi bir vatandaş, ATM cihazından para çekmek istedi. Dolandırıcıların özel bir düzenek kurduğu cihazda kartı sıkışan vatandaş, arka sıradaki bir kişinin önerisiyle cihazın yanındaki telefonla bankaya haber vermek istedi. Kart sahibi, telefona da yerleştirilen düzenek sayesinde kart bilgilerini ve şifresini farkında olmadan dolandırıcılara verdi.
Kart bilgilerini ele geçiren dolandırıcılar, bu vatandaşın kartından bin 600 TL nakit para çekerken, 261 TL 96 kuruşluk da alışveriş yaptı.
Kart sahibi, dolandırıcıların yaptığı harcamalara ilişkin, ”icraya verileceği tehdidiyle” faiziyle birlikte bankaya 2 bin 45 TL 89 kuruş ödeme yaptı.
Olayın, ATM’nin ait olduğu bankanın yeterli güvenlik önlemi almamasından kaynaklandığını ve bu nedenle bankanın kusurlu olduğunu iddia eden vatandaş, ödediği paranın tahsili istemiyle banka aleyhinde dava açtı.
Davayı görüşen yerel mahkeme, ”bankanın ATM cihazında yeterli güvenlik tedbirini almadığı ve davacı zararından sorumlu olduğu” gerekçesiyle davayı kabul ederek, bankanın vatandaşa geri ödeme yapmasına karar verdi.
Davalı bankanın kararı temyiz etmesi üzerine dosya, Yargıtay 13. Hukuk Dairesine geldi.
Bankayı ”asli kusurlu”, krdei kartı sahibi vatandaşı da ”müterafik kusurlu” bulan Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Daire, ”ATM cihazlarındaki kart yuvalarını kötü niyetli kişilerin kolayca müdahalelerine imkan tanıyacak şekilde bırakan ve ATM cihazlarına bu kişilerin telefon düzeneği yerleştirmelerini engelleyecek yeterli denetim tedbirlerini almayan” davalı bankayı dava konusu olayda ”asli kusurlu” kabul etti.
Yüksek Mahkeme, ”güvenli yollardan kart çıkaran bankayı haberdar etmek yerine, kötü niyetli kişilerin önerisi ile hareket edip kart ve bilgilerinin onların eline geçmesine sebebiyet verdiği” gerekçesiyle kart sahibi vatandaşı da ”müterafik kusurlu” buldu.
Kararda, ”Kart sahibi, banka ile imzaladığı sözleşme ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu gereği, kendi kartı ve bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak ve iradesi dışında kartın veya bilgilerinin kaybolması veya çalınması durumunda kart çıkaran bankayı derhal haberdar etmek zorunda olduğu için müterafik kusurludur” denildi.
Daire, yerel mahkemenin, tarafların kusur ve sorumluluklarını yeniden belirlemesine ve ona göre yeni karar vermesine hükmetti.
Yerel mahkeme ilk kararında direnir ve bu karar da temyiz edilirse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gelecek.
Kredi Kartı Dolandırıcılarına Darbe!
RUSYA’daki hackerlardan satın aldıkları veya anlaşmalı oldukları işyerlerinde kullandıkları cihazlar yardımıyla ele geçirdikleri bilgilerle sahte kredi kartı düzenleyip haksız kazanç sağladıkları ileri sürülen 11 kişilik çıkar amaçlı suç örgütü, polisin operasyonuyla çökertildi. Şu ana kadar çeşitli yöntemlerle 250 bin TL’lik haksız kazanç sağladıkları saptanan zanlılar, adliyeye sevkedildi.
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amirliği ekipleri, 9 aydır sürdürdüğü teknik takip ve istihbari çalışma doğrultusunda, yaklaşık 5 yıl önce, İstanbul’daki bir alışveriş merkezinin müşterilerinin tümünün kredi kartı bilgilerini kopyaladığı gerekçesiyle tutuklanıp, 6 ay önce tahliye edilen Z.U.’nun (53), İzmir’de kurduğu çıkar amaçlı suç örgütüyle faaliyetlerine devam ettiği bilgisini edindi. Genişletilerek sürdürülen soruşturmada, Z.U. ve suç örgütü üyelerinin, internet ortamında Rusya’daki hackerlardan satın aldıkları veya çoğu, eğlence mekanı ve alışveriş merkezi olan işyerlerinde kullandıkları cihazlarla müşteri bilgilerini edindiğini belirledi. Ele geçirilen bilgiler yardımıyla düzenlenen kredi kartlarıyla harcamalar yapılarak haksız kazanç elde edinildiği saptandı. Örgüt üyelerince, sahte kimliklerle bankalardan çıkarılan kredi kartlarının da bu şekilde kullanıldığı tespit edildi.
İKİ KENTTE OPERASYON
Harekete geçen ekipler İstanbul ve İzmir’deki önceden belirlenen adreslere yaptığı baskınlarda, elebaşı Z.U. ile birlikte Z.İ.G. (53), Ö.K.S. (34), A.T. (38), U.A. (41), E.G. (39), M.Ç. (37), B.Ö. (36), A.O.A. (28), H.M.Ü. (29) ve İ.K.’yı (23) yakaladı. Gözaltına alınan zanlıların gösterdikleri yerlerde yapılan aramalarda, kart kopyalamaya yarayan encoder ve papağan cihazı, sigara paketleri içerisine saklanmış sahte kredi kartları, sahte nüfus cüzdanları, yabancı banka müşterilerine ait bilgiler ve bunların tutulduğu 3 bilgisayar ele geçirildi.
250 BİN TL HAKSIZ KAZANÇ
Emniyet yetkilileri, örgütün, hazırladıkları sahte kredi kartları, kentteki yüzlerce işyerinde kullandığını, bu şekildeki haksız kazançlarının 250 bin TL olduğunu kaydetti. Genellikle de sahil kenarlarındaki lüks restoranlar, akaryakıt istasyonları ve eğlence mekanlarında harcamaların yapıldığının belirlendiğini vurguladı. Örgütün, son olarak Konak’taki bir alışveriş merkezinde bulunan anlaşmalı işyerine gidip cihazlarını yerleştirerek dolandırıcılık yapacağının belirlenmesiyle operasyonun yapıldığı bildirildi. Operasyon kapsamında, 3 kişinin önceden tutuklandığı, firarda olan 2 kişinin de yakalanmasına çalışıldığı kaydedildi.
Emniyette işlemleri tamamlanan 11 zanlı, ‘nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik’ suçlamasıyla adliyeye sevkedildi.
Yıllık Kredi Kartı Aidatını Geri Almak için Başvuru Yapanlarda Artış Gözlendi
Sadece bir ilçede 5 bin kişi, hukuki yollarla kredi kartlarından kesilen yıllık aidat ücretini geri aldı.
Antalya’nın Alanya ilçesinde Tüketici Hakları Derneği’ne (THD) başvuran 5 bin kişi, hukuki yollarla kredi kartlarından kesilen yıllık aidat ücretini geri aldı.
Derneğin Alanya Şube Başkanı Cemal Şencan, tüketicilerin kredi kartı konusunda gün geçtikçe daha bilinçli hale geldiğini söyledi.
Önceki yıllarda bankaların kartlardan almış olduğu yıllık aidat ücretinden dolayı vatandaşların tepkisiz kaldığını ifade eden Şencan, tüketici haklarının yerleştirilmesi, yaygınlaştırılması ve tüketicinin korunması konusunda yapmış oldukları çalışmalardan sonra tablonun değiştiğini anlattı.
Derneğe 2009′un ilk 4 ayında 30 binin üzerinde başvuruda bulunulduğunu hatırlatan Şencan, bu müracaatların yüzde 60′ının kredi kartı aidatı ile ilgili olduğunu kaydetti.
Yapmış oldukları çalışmalarla 2009 yılı içinde 5 bin kişinin kredi kartı aidatlarını geri almalarına vesile olduklarını belirten Şencan, aidatlar konusunda derneğe gelen başvuruları periyodik aralıklarla toplanan hakem heyetine sevk ettiklerini ve çoğu zaman olumlu sonuçlar aldıklarını ifade etti.
Şencan, hukuki niteliği olan kararlara yapılan itirazlarda bugüne kadar üst mahkemelerden ret cevabı gelmediğini aktardı.
Kredi kartı yıllık ücretine itirazlar için zaman aşımı süresinin borç ekstresinin kart sahibine ulaşma tarihi itibariyle 3 ay olduğunu bilgisini veren Şencan, 827 TL’nin altındaki tüketici anlaşmazlıkları için yetkili olan kurumun her il veya ilçede ‘Kaymakamlık’ binası içerisinde bulunan Hakem Heyetleri olduğunu belirtti.